Beykoz Kuzguncuk’ta gezilecek yerleri sizin için araştırdık

Konya’nın tarihi ve doğal güzelliklerine şahit olun
15 Aralık 2020
İstanbul’da gezilecek yerler nerelerdir?
22 Ocak 2020
Hepsi

Beykoz Kuzguncuk’ta gezilecek yerleri sizin için araştırdık

Kavacık ve Bülbülderesi

Yakındaki Kavacık semti ve Bülbülderesi de özgün dokularını koruyan, vakti bol gezginlerin uğradığına pişman olmayacağı noktalar arasında yer alır. Bir de buraya şahsi bir not düşeyim, Kanlıca İskelesi’nde, hemen yoğurtçuların arkasında yer alan Sahaf Hakan Abi’den tüm romanlarımı imzalı olarak satın alabilirsiniz.

Anadolu Hisarı

Güzelce Hisarı da denen bu kale 1395 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından inşa ettirilmiştir.Göksu Deresi’nin ağzında yer alan hisar, altmış yıl sonra Fatih Sultan Mehmet Rumeli Hisarı’nı yaptırana dek Osmanlı kuvvetlerinin Boğaz geçişlerini denetlemesinde en önemli merkez olmuş. Fatih aynı zamanda bu hisarı da sağlamlaştırarak Ortodoks inancına sahip Rus kuvvetlerinin İstanbul’a Karadeniz üzerinden yardım göndermesine engel olmuş. Tarihimizde önemli yeri olan bu hisarı bir kez görmekte fayda var. Etrafının yerleşim yeri olması ve önünü kapatan yalılar da Rumeli Hisarı kadar heybetli görünmemesinde önemli bir etkendir. Anadolu Hisarı’na ve Göksu’ya gelmenin en kolay yolu ise vapura binerek, aynı isimli iskeleye gelmek olacaktır.

Göksu ve Küçüksu

Anadolu Hisarı’nın hemen yanından akan Göksu Deresi, eskiden hem bölgenin su ihtiyacını karşılamakta kullanılırmış hem de özellikle Lale Devri’nden itibaren Osmanlı’nın kalburüstü eşrafının çalgılı sandal sefalarına ev sahipliği yapmış. Bunun izlerine Osmanlı’nın son döneminden kalma romanlarda ve tablolarda, bir de dönemi anlatan filmlerde yakalamanız mümkün. Biraz güneyinde kalan Küçüksu Deresi ise adına uygun biçimde daha cılızdır. Sadece birine gidecekseniz, Göksu’yu öneririz. Ufak tur tekneleri de geziler düzenliyor. İstanbul’un ortasında nehir sefası sürmek isteyenlere öneririz.

Küçüksu Kasrı

Göksu Deresi ile Küçüksu Deresi arasında bulunan Küçüksu Kasrı ise benim nazarımda İstanbul’daki en güzel binalar listesinin her zaman tepesinde yer alıyor. Göksu Kasrı olarak da anılıyor. Zaten iki derenin denize döküldüğü alanın ortasında yer alıyor. Boğaz’ın kenarında adeta tek başına duran bu iki katlı, kübik biçimli, hafiften Dolmabahçe’yi andıran binanın bu kadar etkileyici görünmesinin en büyük nedeni çevresinin boş olmasıdır. Böylece kalabalığın arasında kaybolmuyor. Beyaz çitleri de sanki koca bir kasır değil de banliyöde şirin bir müstakil evmiş havası yaratıyor. Lale Devri’nin hemen ardından, Sultan 1. Mahmut tarafından 1751 yılında yaptırılmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir